25 Ocak 2014 Cumartesi

Gelecekten beklentiniz var - Beklentiler

"Gelecekten beklentiniz var" Telefonlarımızdan gelecekle ilgili tahminleri henüz alamıyoruz. hava durumu ile ilgili beklentilere ulaşabilsek de kafa durumumuz için yapılmış bir uygulama yok gibi. Aslında gelen mesajlardan, ziyaret edilen web sitelerinden, atılan tweetlerden nasıl bir günün içerisinde olduğumuz ve ertesi gün neler yapabileceğimiz gibi bazı çıkarsamalar yapmak zor olmasa gerek...

Her neyse yazılımcılardan sırf doğru tahmin edebilecek mi diye merakımızı giderecek bir uygulama beklentisi içine girmeyelim. Fena fikir değil gibi gelse de buna ihtiyaç gibi bakmamızı sağlayan şey sanırım pazarlamadır. Bir kaç dakika önce birilerinin bizim geleceğimizle ilgili tahminleri olabileceği umurumuzda değilken şimdi bunun gerçekleşse fena olmayacağını düşünmeye başladık. Yersiz bir beklenti diye buna denir sanıyorum...

Yerli beklentiler var mıdır peki ? yerli yani tam zamanında hatırlanmış veya istenmiş ve beklemeye alınmış oluşumlar. Artık beklenti sepetine girdi ve hayatını orada devam ettirecek. Ne zaman bir kırıklığa dönüştü ki bu genelde hayalin beklentiye ters yönde çarpması ile hayal kırıklığına sebep olmasıdır. İşte beklenti orda sona erer. Sepetten çıkar ve yerini yenilerinin doldurması için sepetin beklentiye girmesine bir sebep daha kazandırır. Beklenti sepeti bile yeni bir beklenti için beklenti içine girmişken; yaşamak için sebeplere, adrenalin için doğaya, tutunmak için sevmeye ihtiyacı olan insanlar neden beklenti içinde olmasın ki...

Zaman zaman gerçekleşmesine ihtimal vermediğimiz hayaller kurarız. Hayal olmadığını ispatlamanın tek bir yolu vardır, Onlara ulaşmak. Ulaşamadığımızı hayal edersek, olmayan başarısızlıklarımızdan - ulaştığımızı hayal edersek,  olmayan başarılarımızdan beklenti içerisine girmiş oluruz. Zaman yeteri kadar ilerlediğinde karşılaştığımız şey o mücadelenin final sahnesidir ve maalesef hepsi mutlu bitmez. Fakat sonun iyi olup olmaması ile ilgilenmek çoğu zaman yersizdir. İzle, yeri geldiğinde katıl, kararlarının arkasında dur, sıran geldiğinde bir adım arkada olma, sıran geçmişse arkadakine yardım et öne çıksın... Bırak sonu mutsuz olsun, sen iyi bir final için beklentiye girme, sadece yaşaman gereken anları anlamlı kıl.

Gün içerisinde belki tüm duyguları belirli saatlerde yaşar. Gece yatağımıza girdiğimizde çok az anını hatırlarız.Belki 10-15 saat bir şeyler ile uğraştık fakat bir kaç diyalog bir kaç kare kaldı aklımızda. Eğer kötü bir gün geçirmişsek tekrar olmamasını isteriz, eğer güzel bir gün geçirmişsek bir gülümseme alır yanaklarımızı. Sadece geçirdiğimiz güzel dakikaları hayal ederiz. Ertesi gün tekrar olmasını ister miyiz ? Beklentileri yüksek olan insanlar istemez... "Zaten yeteri kadar iyi bir gündü" der ve ertesi günün daha iyi olmasını isterler. Aynı şey kötümserler için de geçerlidir. Kötü bir gün geçirmişlerdir, fakat daha kötüsünün olmamasını dilemek yerine o gün bittiği için sevinirler. Ertesi günden bile  ne beklersek bekleyelim sonucu tahmin edemiyorsak beklentilerin ne önemi var ? 


Şimdi bilgisayarımızın orta alt kısmındaki markasına bakalım, durup biraz daha bakalım. Bir çok kişinin bilgisayarında bu marka tam ekranın ortasındadır, markayı bulduysanız biraz daha bakın. Gördüğümüz ne olursa olsun, hangi marka bilgisayarla olursak olalım hiç kimse ilk seferde sağ alt taraftaki saati okuyamaz. Saat kaç olursa  olsun kimse önce saate bakıp sonra markaya bakmaz. Neden bakasınız ki ? Sizden sadece markaya  odaklanmanızı istemiştim.

Beklentiler de işte böyledir !! Nerede, ne zaman, kiminle, ne için odaklanmanız gerektiği önem arz eder. Geri getiremediğimiz zaman git gide ilerlerken sepete bir kaç beklenti daha atmanın çok anlamı yoktur.
Arkadaşlıklarınızda geçirdiğiniz zamanın güzel olmasını sağlayın, fakat güzel zaman geçirmeyi beklediğiniz anlamına gelmesin. Çünkü iyi vakit geçirmediğinizde kararlarınızı sorgularsınız. Belki iyi vakit geçirmek için bazen sıkılmak gerekiyordur. Biri sizi seviyorsa bir süre sonra her gün görmeyi beklemeyin. her gün gördüğünüzde hala hergün görmek istemezsiniz. her gün görmek istemediğinizden değil. Geçmişte bir gün "her gün görmek" istemiştiniz ve artık geçmişte değilsiniz. Yeni bir beklenti daha oluşturmanız gerekmektedir. Çünkü kimse yenilenmeden yaşamına devam etmek istemez. İşsizken iyi maaşlı bir iş bulmak çok da önemli değildir. İş bulduğumuzda yeteri kadar süre geçtiğine inanırsak, iyi çalışma koşulları ve iyi bir maaşı hak ettiğimizi düşünebiliriz. Bunlara da sahip olursak daha az çalıştığımız fakat daha fazla maaş aldığımız bir işin beklentisine girebiliriz. Beklentileri sınırlamak rüzgarla dans etmek gibidir. Ne zaman arkamızda bırakacağımızı bilirsek, bizi yeni sulara götürebilir....








Gelecekten tek beklentimiz orada bizden farklı birinin olmasını istemek olsun. Orada bizi bekleyen kişi ona geçmişten bir şeyler götürmemizi istesin, ve o kişi tıpa tıp şu anki halimize benzemesin. Hayalini kurabileceğimiz en korkunç şey, gelecekte bugün olduğumuz gibi biriyle karşılaşmak olur. Her insan yenilenmelidir, yaşamak ancak yenilenerek anlamlı hale getirilir. Her gün yenilenmek için bir fırsattır...

Gerçekte olan ve olmasını istediklerimiz (beklentilerimiz) arasında ne kadar çok mücadele verirsek, hayatımız o kadar anlamlı olur. Beklentilerimiz ve bugünün birbirlerine ne kadar uzak olduğu önemli değildir.

Beklentiler insanın geleceği ile ilgili ipuçlarıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder