Yalnızlığın duygusu olmaz. Önce buradan başlayalım, yalnız kalınca bazı duyguları belirli şiddetlerde yaşarız. İlk bardak suyu içtikten sonra ikinciyi içmenin verdiği hazlar arasındaki farkların iktisadi açıklaması gibi... İlk yalnız kaldığımızda ve sonraki yalnızlıklarda bile değişen duygulara tam anlamlar yüklemek maalesef mükün değildir. İşte bu yüzden karışık duygular, blogun çıkış noktasına hoş geldiniz : )
14 şubat manidarlığında hatırlanısı bir konu olsa gerek ''Yalnızlık''... Hepimiz farklı duygularla sevilmek istiyoruz. Bazen bir bebek, bazen bir anne yada baba, bazen bir yetişkin, bazen de bir kaybeden yada kahraman gibi sevilmek isteriz. Ruh halimize uygun sevgi verebilen kişilere sevgili, abartmadan ölçülü sevgi verenlerimize dost, sürekli minimum miktarda sevgi verenleri de arkadaş olarak çağırmamız bu sebeptendir.
Yalnızlık kaçınılmazsa iyi sonuçlar almaya çalışmamız da biraz abartılı olsa da güzel bir tavsiye olacaktır. Her başarısızlığı tecrübeye dönüştürmek her zaman karlılık sağlayan bir eylem değildir. Fakat insanlar bu olumsuzluklardan ders çıkararak kendilerini daha güçlü göstermeye çalışırlar. öyle ki aynı durumlarda aynı hataları yapmamız çoğu zaman çok düşük ihtimalleri içerir yine de başımıza aynı olayların gelmesi düşük olasılıklar içerse de benzer başarısızlık şartlarını yaşamaya başladığımızda biraz daha az risk almamız bizi güçlü kılar.
yalnızlık yaşanmaya başlandığında da çözümü başkalarını sıkarak değil, kendimizi tanımaya başlayarak çözmemiz bu durumu tekrar yaşadığımızda daha az sıkıcı biri olmamızı sağlayacaktır. Sözün kısası yalnızlık yenilmez. yalnızlık sadece bir kez karşılaşacağımız bir sınav değildir. Aksine her karşılaşmada daha ağır koşullarda kendini gösteren ve sürekli eksik noktalarımıza çalışan duyguları iter hayatımıza. öyle ki son yalnızlığımızı hatırlar o günlerde sahip olduklarımızı gözümüzde büyütürüz, işte yalnızlık bu şekilde kazanmaya başlar. Kendinizi sürekli daha güçsüz hisseder ve hep daha kötü olduğunuz için daha yalnız olduğunuzu düşünürsünüz.
yalnızlıkla başa çıkma yolları :
- Rutinlere alışın
- kendinize zaman sınırı koymayın
- Mümkünse bir kaç gün kimseyle buluşmayın, arkadaşlarınızla bir iki saatlik buluşmanız az dozda alınmış antidepresan gibidir. Demo sürümlerden kimseye hayır gelmez, tam sürümünüzü aramaya devam edin
- İlla farklı birşey yapmalıyım diyerek kendinizi bunaltmayın
- İnsanları sorgulamaktan vazgeçin
- Herkesin farklı duyguları farklı şartlarda yaşadıklarını ve doğal olarak hissedilen duyguların kişiden kişiye değiştiğini unutmayın. Kimseyi suçlamayın
- telefonunuza bakmaktan vazgeçin
- İnsanların size önem gösterdiğini ispatlamak için mücadele etmeyin
- Denize bakarak yalnızlık yenilmez, iç dünyanıza odaklanın
- nedenlere anlam yüklemeyin
- Bu hislerin zamanla küfleneceğini unutmayın

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder