Kaçırdığımız ne kadar çok şey var. İşte, okulda, evde, hafta sonunda, televizyonda, twitterda yada kafede... Rastgele yaşamanın pişmanlıklarının konu başlıkları aslında bu saydıklarım.
Rastgele yaşamak nedir ? Nasıl yaşadığını bile sormamaktır. Öyle rastgele yaşarsın ki sorgulamazsın bile, neden böyle oldu, ne zamana kadar kaybetmeye devam ederim falan filan
Bu sorgusuzluk hali zamanla tembelliği özümsetir insana, bir kaybeder bir daha kaybedersin artık normaldir, bahaneler taklalar atar iç dünyanda ama sen umursamazsın. biraz umursamaktan iyidir aslında hiç umursamamak. Biraz umursarsan değiştirmeye gücün olmaz sadece daha bilinçli izlersin. Değiştirmenin mümkün olmadığı bir şeyi kim neden izlesin, sonuçta kendi hayatlarımızı izliyoruz bir film yada tiyatro değil. Üçüncü bir şey değil yani, kendimizi izlemek neden tat versin ki
Ne güzel gündü geçen cuma, ne iyi insandı son sevdiğim, o köşedeki bakkal ne güleryüzlü adamdı gibi çipalar atarız hayatımızın bazı dönemlerine, ne olur da o insanlar yada zaman farklılaşır soramayız yada sorma gereği duymayız. Siyah beyaz görür, gri koklarız, kahverengi konuşuruz. Değiştirememek izlemek sadece beklentilere dayanmayı kabul ederiz.
O insan iyiydi de neden ayrıldı senden, köşedeki amca sana güldü de neden orada yok artık, geçen cuma güzeldi de bu cuma neden öyle güzel olmasın ?
Yok yok mutlu olduğumuzu bile sonradan anlıyoruz. Birine bir kaç soru, sorun cevabı basit sorular olsun bir kaç gün sonra bu basit soruları cevaplar mı hiç ? cevabı biliyorsa yapıştırır hemen fikirlerini. Çok geç cevap veriyorsa geri zekalı der geçersiniz. Peki insan mutlu olduğunu neden belli bir süre sonra anlar. Geri duyguludur belki, geri zekalı olabiliyorsa geri duygulu da olabilir insan. Bunun tarifi doğru oldu mu bilmiyorum yada açık oldu mu ama elindekilerle mutlu olmayan insan tipini yada kaybetmeden değerini anlamayan insan tipini gözümüzün önüne getirirsek sanırım anlam kargaşası son bulur.
Aslında hep bize yapılanlar bizim de yaptıklarımızdır. İnsan çevresinde görmek istediği insanlarda kendini görmek ister dolayısıyla yakınlarından gelen hatalarda kendi seçimlerinden kaynaklanan hatalar da aramalıdır. Çevresine yaptığı yanlışlarda da bahanelere sığınmamalıdır. Geri duygulu olmanın en büyük silahı zamana saklanmaktır.
Hata yaptığımızda hep geri planda kalmayı tercih ediyoruz net duygulara sahip olmayan insanlar olarak. Zamanı da arkamıza aldık mı değmesinler keyfimize nasılsa unutulur der yolumuza bakarız duygularımızı geri de bırakmanın zararlarını düşünmeden...
Karışık duyguların karışık duygular sahibi biri tarafından anlatılması sizce nasıl olur ? Gri bir koku alıyoruz, siyah ve beyazın karışıklığı. Karışık duygular, anlam veremediğimiz detaylar ile sizlerle olmaya devam edecek
28 Kasım 2014 Cuma
Geri zekalı bile olabilirsin ama geri duygulu olma
Etiketler:
geri duygulu,
karışık duygular,
kontrol edilemeyenler,
murphy kuralları,
ne güzel güldün,
yarım kalan hayaller,
zamanı yakalamak
Gelecekle ilgili tahminler
Gelecekle İlgili Tahminler merhaba !
Gelecekle ilgili tahminler yazımızda gelecekle ilgili beklentiler hakkında uzun bir yazı yazmıştık. Gelecekle ilgili tahminlerde bulunurken yada cevaplar ararken en çok etrafımıza danışıyoruz. Sanki bizi kendimizden fazla tanıyanlar varmış gibi.
Şimdi çaresizliğin resmini çizmeye çalışsak bir çok fikir aklımıza gelebilir. Fakat bu senaryoda kendi geleceğimizi başkalarına soracak kadar çaresiz olmak ne kadar büyük bir acizlik göstergesi düşünmek lazım.
Falcıların erişebilir olması mı yada kendilerini daha iyi pazarlamaları mı bu noktada insanları teşvik ediyor diye düşünürken aslında yıllardır hep fal adı altında tahminlerde bulunan insanların varlığı olduğunu hatırladım. Hayatımın bir çok döneminde etrafımdaki insanlar sürekli fallarla ilgili bir şeyler araştırıyor. Adeta kendi geleceklerine sorgular atıyorlardı durum böyleyken neden insanların gelecek tahminlerine ihtiyaç duyduklarını düşünmeye başladım.
Gelecekle ilgili çeşitli hayallerimiz var beklentilerimiz var. Bunların gerçekleşmesi için yeterli yada değil ama çabalarımız var. Bu emek yoğunluğunun boşa çıkmasını elbette ki kimse istemez. Sonuç olarak duymak isteriz. İyi yada kötü başımıza ne gelecekse ön görüde bulunmak isteriz.
Başımıza kötü bir olay geldiğinde çoğu zaman tesellimiz bile olur bu düşünceler. "Ben zaten tahmin etmiştim" tahmin etsen ne olacak o kötü sonuçla karşılaşmana engel olamadın ki o kadar güvenseydin ön görüne bile bile lades zaten olmazdın.
Bu falcılara bu kadar merak salmışken bir kaçıyla konuşmak istedim. Aynı günde iki falcıya gittim aslında daha fazlasına gitmek için planlarım vardı ama ikincisi tahammül seviyemi fazlasıyla doldurdu.
Yahu her insan farklı konuları farklı duygularda farklı deneyim seviyeleriyle hissetmeye çalışır. Bunlarla mücadele eder, unutur, sindirir, mücadale eder yada yenilir. Kimin ne yaşadığını bilmek tahmin etmek nedir ? Yada tahminleri dört gözle beklemek kulağını açıp pür dikkat odaklanmak nedir ? Anlamıyorum, anlamak da istiyor muyum onu bile bilmiyorum.
Geleceğimizle ilgili tahminler yaparak yada geleceği gerçekten öğrenebilsek bile geleceği öğrenince ne elde ederiz ki ?
Vehbi Koç ki bana göre Türkiye'nin gelişmesinde katkı sağlayan en iyi iş adamıdır. Diyor ki "Ben bir bakkal olarak ticarete başladım, esnaf, tüccar, sanayici oldum. Har vurup harman savurmadım. Ülkemden kaçmadım çünkü ben bu gemide büyüdüm. Bu gemi de benimle büyümeliydi."
Son yılların en gözde girişimcilerinden biri Acun Ilıcalı, diyor ki "Ben ne yaparsam yapayım, işimi yaparken edindiğim profesyonellik ve yol haritamdan vazgeçmem. İnsanların kendilerine net hedefler koymasını da tavsiye etmem bu durum çoğu zaman hayal kırıklıklarından başka bir şey kazandırmaz." diye konuşuyor.
Acun Ilıcalı' nın anlatmak istediği net olarak şu : Eğer herhangi bir işe emek ve sevgiyle yaklaşırsanız ve hedefleriniz kariyer yada para gibi somut veya egoya hitap eden soyut nitelikler dışında olursa, elde ettiğiniz başarı sizleri sürekli takip edecektir.
Gelecekle ilgili tahminler yapmadan önce kendinize sorun, mesleğinizi yapan binlerce kişi var sizin onlardan farkınız ne ? Sizinle aynı hayali paylaşan milyonlarca insan var sizin onlardan farklı olarak yaptıklarınız neler ?
Yada ilişkilerinize benzer sorular sorun ailenizle ilgili sorunlarınıza, sevgilinizle ilgili sorunlarınıza sorular sorun. Yoksa siz herşeyi tam yaptınız ve sevgiliniz yine de sizi terk etti mi ? Tam da tahmin ettiğim gibi sen mükemmel bir egoistsin, hiç hata yapmazsın hep insanlar yanlış davranır sana
Verdiğiniz cevaplarla hayalleriniz arasındaki uçurumu görür gibiyim. O sebeple neden gelecek tahmininde bulunmak istiyorsunuz ki, bu satırlara kadar boşuna geldiniz. Aradığınız umut burada da yok keşke ilk paragraftan anlayabilseydiniz ve kendinize gelecekle ilgili tahminlerinizi sorabilseydiniz. Umarım geç değildir daha fazla zaman kaybetmeden geleceği tahmin etmek yerine geleceğinizi yazmak için bir şeyler yaparsınız.
Gelecekle ilgili tahminler yazımızda gelecekle ilgili beklentiler hakkında uzun bir yazı yazmıştık. Gelecekle ilgili tahminlerde bulunurken yada cevaplar ararken en çok etrafımıza danışıyoruz. Sanki bizi kendimizden fazla tanıyanlar varmış gibi.
Şimdi çaresizliğin resmini çizmeye çalışsak bir çok fikir aklımıza gelebilir. Fakat bu senaryoda kendi geleceğimizi başkalarına soracak kadar çaresiz olmak ne kadar büyük bir acizlik göstergesi düşünmek lazım.
Falcıların erişebilir olması mı yada kendilerini daha iyi pazarlamaları mı bu noktada insanları teşvik ediyor diye düşünürken aslında yıllardır hep fal adı altında tahminlerde bulunan insanların varlığı olduğunu hatırladım. Hayatımın bir çok döneminde etrafımdaki insanlar sürekli fallarla ilgili bir şeyler araştırıyor. Adeta kendi geleceklerine sorgular atıyorlardı durum böyleyken neden insanların gelecek tahminlerine ihtiyaç duyduklarını düşünmeye başladım.
Gelecekle ilgili çeşitli hayallerimiz var beklentilerimiz var. Bunların gerçekleşmesi için yeterli yada değil ama çabalarımız var. Bu emek yoğunluğunun boşa çıkmasını elbette ki kimse istemez. Sonuç olarak duymak isteriz. İyi yada kötü başımıza ne gelecekse ön görüde bulunmak isteriz.
Başımıza kötü bir olay geldiğinde çoğu zaman tesellimiz bile olur bu düşünceler. "Ben zaten tahmin etmiştim" tahmin etsen ne olacak o kötü sonuçla karşılaşmana engel olamadın ki o kadar güvenseydin ön görüne bile bile lades zaten olmazdın.
Bu falcılara bu kadar merak salmışken bir kaçıyla konuşmak istedim. Aynı günde iki falcıya gittim aslında daha fazlasına gitmek için planlarım vardı ama ikincisi tahammül seviyemi fazlasıyla doldurdu.
Yahu her insan farklı konuları farklı duygularda farklı deneyim seviyeleriyle hissetmeye çalışır. Bunlarla mücadele eder, unutur, sindirir, mücadale eder yada yenilir. Kimin ne yaşadığını bilmek tahmin etmek nedir ? Yada tahminleri dört gözle beklemek kulağını açıp pür dikkat odaklanmak nedir ? Anlamıyorum, anlamak da istiyor muyum onu bile bilmiyorum.
Geleceğimizle ilgili tahminler yaparak yada geleceği gerçekten öğrenebilsek bile geleceği öğrenince ne elde ederiz ki ?
Vehbi Koç ki bana göre Türkiye'nin gelişmesinde katkı sağlayan en iyi iş adamıdır. Diyor ki "Ben bir bakkal olarak ticarete başladım, esnaf, tüccar, sanayici oldum. Har vurup harman savurmadım. Ülkemden kaçmadım çünkü ben bu gemide büyüdüm. Bu gemi de benimle büyümeliydi."
Son yılların en gözde girişimcilerinden biri Acun Ilıcalı, diyor ki "Ben ne yaparsam yapayım, işimi yaparken edindiğim profesyonellik ve yol haritamdan vazgeçmem. İnsanların kendilerine net hedefler koymasını da tavsiye etmem bu durum çoğu zaman hayal kırıklıklarından başka bir şey kazandırmaz." diye konuşuyor.
Acun Ilıcalı' nın anlatmak istediği net olarak şu : Eğer herhangi bir işe emek ve sevgiyle yaklaşırsanız ve hedefleriniz kariyer yada para gibi somut veya egoya hitap eden soyut nitelikler dışında olursa, elde ettiğiniz başarı sizleri sürekli takip edecektir.
Gelecekle ilgili tahminler yapmadan önce kendinize sorun, mesleğinizi yapan binlerce kişi var sizin onlardan farkınız ne ? Sizinle aynı hayali paylaşan milyonlarca insan var sizin onlardan farklı olarak yaptıklarınız neler ?
Yada ilişkilerinize benzer sorular sorun ailenizle ilgili sorunlarınıza, sevgilinizle ilgili sorunlarınıza sorular sorun. Yoksa siz herşeyi tam yaptınız ve sevgiliniz yine de sizi terk etti mi ? Tam da tahmin ettiğim gibi sen mükemmel bir egoistsin, hiç hata yapmazsın hep insanlar yanlış davranır sana
Verdiğiniz cevaplarla hayalleriniz arasındaki uçurumu görür gibiyim. O sebeple neden gelecek tahmininde bulunmak istiyorsunuz ki, bu satırlara kadar boşuna geldiniz. Aradığınız umut burada da yok keşke ilk paragraftan anlayabilseydiniz ve kendinize gelecekle ilgili tahminlerinizi sorabilseydiniz. Umarım geç değildir daha fazla zaman kaybetmeden geleceği tahmin etmek yerine geleceğinizi yazmak için bir şeyler yaparsınız.
27 Kasım 2014 Perşembe
Pişmanlık, düşünemediklerinin başına gelmesidir
Kimim ben diye sormaya başladın,
Kaçmaya çalıştın tek çaren buymuş gibi,
Yazarı olmadığın bir hikayede ne işin vardı,
Tek istediğin biraz keşfetmekti etrafını,
Seçtiklerin seni bıraktığında,
Her düşüşünde özlemle hatırladığında,
Geçmişi bir kez daha bıraktığında,
Kendini kandırdın sadece bir anlık bıraktın,
Her düşündüğün olur sandın,
Sırtını yasladın biraz gurur biraz inatla,
Başına gelenlerle yandın,
Hüznün örtemedi örselendin yokluğunda,
Denizlere neden bakarlar şimdi anladın,
Mavi ruhunun temsiliydi hiç olamadığın,
Son kadehi doldururken hatırladın,
Unutmaya çalıştıkların hep aklında,
Pişmanlık kaçışındı sahiplenmeye çalıştın,
O kadar çaresizdin ki pişmanlıklara sarıldın,
Kabul edince unutulur sandın,
Yeri dolmuyormuş anıların sanki yanıldın,
Hiç kaybetmemiş gibi takılıp kaldın,
Değerini bilmek unutmaktan kolaymış,
Düşünemediklerin başa gelince anladın,
Omuzlara yaslanıp kaybettiğine ağladın,
Ve anladın gidene ağladığında,
Kalbinden geliyor göz yaşların...
''Bu son sigara'' diyen arkadaşıma ithafen
İnsan önce kendini tanımalı, kim olduğunu, neler istediğini, nelerden ne için vazgeçebileceğini, aslında nerede olmak istediğini öğrenmeli tek başına. Kendini tanımadan başka hayatlara girmemeli, vazgeçilebileceği bile bile rüzgara bırakmamalı duygularını…
Kaçmaya çalıştın tek çaren buymuş gibi,
Yazarı olmadığın bir hikayede ne işin vardı,
Tek istediğin biraz keşfetmekti etrafını,
Seçtiklerin seni bıraktığında,
Her düşüşünde özlemle hatırladığında,
Geçmişi bir kez daha bıraktığında,
Kendini kandırdın sadece bir anlık bıraktın,
Her düşündüğün olur sandın,
Sırtını yasladın biraz gurur biraz inatla,
Başına gelenlerle yandın,
Hüznün örtemedi örselendin yokluğunda,
Denizlere neden bakarlar şimdi anladın,
Mavi ruhunun temsiliydi hiç olamadığın,
Son kadehi doldururken hatırladın,
Unutmaya çalıştıkların hep aklında,
Pişmanlık kaçışındı sahiplenmeye çalıştın,
O kadar çaresizdin ki pişmanlıklara sarıldın,
Kabul edince unutulur sandın,
Yeri dolmuyormuş anıların sanki yanıldın,
Hiç kaybetmemiş gibi takılıp kaldın,
Değerini bilmek unutmaktan kolaymış,
Düşünemediklerin başa gelince anladın,
Omuzlara yaslanıp kaybettiğine ağladın,
Ve anladın gidene ağladığında,
Kalbinden geliyor göz yaşların...
''Bu son sigara'' diyen arkadaşıma ithafen
İnsan önce kendini tanımalı, kim olduğunu, neler istediğini, nelerden ne için vazgeçebileceğini, aslında nerede olmak istediğini öğrenmeli tek başına. Kendini tanımadan başka hayatlara girmemeli, vazgeçilebileceği bile bile rüzgara bırakmamalı duygularını…
Etiketler:
eskimeyen dostumsun,
kader sorunsalı,
karışık duygular,
pişmanlık,
şanssızlık yüzünden kaybetmek,
yarım kalanlar,
yarına geç kalmak
21 Kasım 2014 Cuma
Yarım Kalan Hayaller, Hayatlar - Wish of a Lifetime
Wish of a lifetime isimli bir vakıf yaşlı insanların hayatı boyunca yapamadıklarını gerçekleştirmelerine yardımcı olan bir vakıf ve Amerikada bu faaliyetlerini gerçekleştiriyorlar. Hurriyetde yer alan bir habere göre hayatı boyunca deniz görmemiş Ruby isimli 101 yaşındaki kadın denizi saatlerce izleme fırsatı buldu.
Yine aynı programda bir çok yaşlı insan hayallerini yada yapamadıklarını gerçekleştirdi. Yaşamın son demlerine yaklaşan bu kişiler hayatlarının geri kalanında belki de daha iyi bir hayat süremiyorlar fakat hayallerinden birini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorlar.
Klasik üniversite serüveni ki hazırlık aşaması, kazanması okuması, mezuniyeti ayrı ayrı ve başlı başlına ayrı bir süreç iken kendimizi maalesef bu süreçler içerisinde tanıyoruz. Belki bu süreçlerin zorlu aşamalar içermesi belki de biyolojik olarak bu yaşlarda etrafı ve kendimizi tanımamız bizi geleceğe ve hayata dair bazı hazırlıklara yada sürprizlere sürüklüyor.
Yarım bıraktığımız bir romanda hikayenin geri kalanını merak etmez miyiz yada aynı iş yerinde mesai harcadığımız birinin şimdi ne yaptığını, sınıf arkadaşımız şimdi ne yapıyor... çoğu zaman bu sorular geri planda kalıyor veya önemsemiyoruz. Aslında çevreye ne kadar duyarlı olduğumuzla da ilgili tüm bunlar...
Çok fazla kendimizle ilgilenen bir yapımızda olsa etrafa duyarsız da olsak. Hepimizin ilgi duyduğu alanlar mevcut ve hepimizin hayalleri de var. Peki bu hayaller o kadar güzelken ve bizleri her hatırlandığında mutlu ederken neden hayal olarak bırakıyoruz ?
Hayal olarak kalması mı asıl hayalimiz yoksa onun için bir şey yapmıyor olmamız mı ?
Tabi ki net cevapları olamaz kimsenin, bahanelerimiz de farklıdır tıpkı hayallerimiz ve koşullarımız gibi...
Güçlü falan da değilsindir sen hiç ayak yapma bana gözlerin dolmaz mıı her zor anında, hem o kadar güçlü olsan yarım kalmazdı bir heves aldığın onca kitap kapağından yada önsözünden etkilendiğin için aldıkların gibi insanlar da sadece sana sunuluş şekliyle aslında bildiğin ama okumayacağını bildiğin halde hayatına aldığın.Yarım kalmazdı ki hiç bir hayalin hem o kadar abartma bugüne kadar ne yaptın onlar içinSusmaya devam et her zaman olduğu gibi kapat şimdi burayı da git yatağına kapat gözlerini düşün hiç düşünmedikleriniAklına gelen ilk şey zaten her zaman düşündüklerin olacaktır. Her zaman düşünüp yapamadıkların...Bastırdığın duygularının ezilişini seyret, ezikliğinin nereden geldiğine yor biraz aklını eğer hala kalmışsa...Hayat kılıfında kimlerin ne sakladığını düşün yada sakladıklarını görmesinler diye saklananlara ses çıkarmamaya devam et…
Biraz daha ses çıkarma, ders bitene kadar sabret, arkadaşın arayana kadar sorma nasılsa arar. hata yaptığında hakaret yiyene kadar düzeltme hatalarını zaman en bonkör davrandığın şey nasılsa…
Harca zamanını hiç bir şeye kıyıp harcayamadığın gibi ve enerjinin bitmesini bekle, bekle ki sen de yaşlandığında sana tahammül edecek insanlar gördüğünde sevin tek istediğin ilgi olsun. Sadece ilgi sana yetsin. Saygı duymalarını bir kenara bırak sadece ilgi dilen etrafından. İlgi gördüğünde sevin bir kaç dakika bununla tatmin et kendini
Yada boşver için rahat olsun Wish of a Lifetime gelir belki senin de hayallerini gerçekleştirir. Hep aklından geçen ama yapacak gücün kalmadığında hatırladığın hayallerini
Etiketler:
hayal korkusu,
hayaller gerçekleşir mi,
koyver gitsin,
wish of a lifetime,
yarım kalan hayaller,
yarım kalan hayatlar,
yarım kalanlar
19 Kasım 2014 Çarşamba
Hadi bırak koyver gitsin tutunma
Hadi bırak yükseltmeye çalıştıklarını,
Koyver gitsin gözyaşların,
Gitsin tutundurmaya çalışma ruhunu,
Anlam veremediğin duygularına,
Belki kazanır mıyım kaybettiklerimi diye düşünme boşver,
Sahip olamadın da ne değişti,
Gidenler sahip olamadıklarından mı gitti sanıyorsun,
Yoksa senin görmek istediğin ama olamadığın senden mi gitti ?
Çok mu abarttın hak etmediklerin için kendini paralamayı,
çok mu kalabalıktı hayalindeki sen,
Çok mu çok oldu gidenler,
Sesin sessizliğini bozmaya yetmiyor,
Yetemiyorsan kendine bile,
Başkalarını aramaktan vazgeçmenin sebebi bu mu,
Cesaretli cesurlar ordusu mu var etrafında
Yoksa hepsi cahil cesareti mi
Nerde güçlüleri görsen küçümsemek mi tek bildiğin
Nerde başarılı görsen, ''zaten ben de yapardım'' diyebilmek mi tüm yapabildiğin
Sen senden başkasını tanır mısın ki
kendini bile ne kadar tanıyorsun
Gecelere suç bulmaya devam değil mi,
Cevabı olmayan kim varsa neredeyse bulur suçlarsın çünkü…
Aydınlatman o kadar zor ki karanlığa sürüklediklerini,
Aramaya kalkma, nefesin yetmez geçmişinle kısa bir yolculuğa…
Etiketler:
iç ses,
kader sorunsalı,
koyver gitsin,
tutunamayanlar,
vazgeçmek
12 Kasım 2014 Çarşamba
murphy amca öpsün seni
tuttuğuna tutmadığını görmeden inanamazsın zaten nasıl inanacaksın, önce tutturmak lazım.
Tavuk yumurta, yumurta tavuk olmadan arkadaşımı beklerken bir konuşmaya arka kapı yaptım. Üç kişi çabaladıkları konular olduğunu ama bir türlü başarılı olamadıklarını anlatıyordu. Klasik hikayelerimiz işte her arkadaş grubunda vardır. Mehmet, ayşeden çok çalışır ama ayşe başarılıdır. Yoksa Ayşe başarılı değil de şanslı mıdır ?
Bu sorudan sonra akla hemen Ayşe'nin şanslı yönleri gelir. Ayşe lisede özel eğitim almıştır da Mehmet almamıştır. Ayşe'nin babasının mesleği Ayşe'nin kariyerinde etkili olmuştur...
Bahane çok ya, eh Ayşe de şanslı Mehmet kafasını duvarlara vursun. Hepimizin yok mu diğerlerinden üstün bir tarafı ? Hepimizin yok mu diğerlerinden kötü bir yanı ? Hepimizin hataları olmadı mı normal insanlardan daha büyük ? ve hepimizin normal insanları bile herkese göre farklı değil mi ?
Normallik de göreceli benim tanımım seninkinden farklıdır. Bana göre normal benim uç olduklarımın yada uç olduğumu düşündüklerimden daha azını yapardır, sana göre de başkalarına göre de bu değişir.
Çünkü etrafımızdakilerle yada gözlemlediklerimizle kıyaslarız sürekli kendimizi. Dünyamız kadar kıyas yapar dünyamız kadar tanırız dışarıyı. Dünyamız ne kadar küçükse o kadar da az tanırız olup biteni...
herhangi bir konu seçip üzerinde yoğunlaşıp başarısız olmak özel tebrik gerektirir. Azimli sıçanın çeşitli materyalleri deldiğine dair atasözümüz bile varken nedir bu şanssızlık yüzünden kaybetmek ?
Şanssızlık yüzünden kaybedenlere bakalım, tek bir konuları yoktur ki geçenlerde markete gitmiştir bu arkadaş önce manav alışverişi yapayım sonra tuvalet kağıdı alayım demiştir. Fakat o da ne 25 adet kampanyalı tuvalet kağıdı manav alışverişi yaparken tükenmiştir. Geriye döndüğünde yoktur 25 tane tuvalet kağıdı, boku bokuna isyan ettirir bu durum arkadaşımızı...
Yine aynı arkadaş tam sigarasını yakmışken birden bire geliverir otobüsü de atmak zorunda kalır yeni yaktığı sigarasını, ah canım benim. hatta herkes aynı ödevi vermişti bizim bu arkadaş kalmıştı sadece o dersten.
Zaten beklediğinin dışında geliştiği için bu olaylar onun aklında kalmıştır aslında da bunun farkında değildir. Tabi bunu anlatamayız arkadaşımıza şanssızdır o bir kere...
bazen de bunları anlatınca artcı arkadaşlarımızdan biri pozitif düşün der. Aslında ''herşeyi görme'' demek ister de tam ifade edemez. Herşeyi görmediğinde başına bu olaylar gelmeyecek değil. Sadece geçmişe takılıp kalmayacaksın demek ister. Çünkü sen takıldıkça asıl sebepleri görmeyeceksin.
Tuvalet kağıdının bitme sebebi senin şanssız olman değil girişte es geçtiğin mağaza elemanın dağıttığı indirim broşürleridir, senin kaldığın derste diğer üç arkadaşın aynı ödevi vermiş ama dördüncü arkadaşla senin numaran ard ardadır. ikinizde kalmışsınızdır aslında, yada senin ödevin kopya olmuştur. Sigarayı yakmasaydın o zaman 10 dakikada bir geliyor işte 20.dakika gecikti bu dediğin otobüsün gelme olasılığı maksimuma ulaştığı için gelmiştir. Yada hiçbiri olmamıştır gerçekten de şanssızsındır aslında, tamam hadi mutlu ol şanssız diyelim sana.
Steve jobs, mark zuckerberg, okay bayülgen, sakıp sabancı vs okusana bu adamların hayatlarını izle belgesellerini hangisi kendisine şanssız der ki ... Elbette ki şanssız zamanları olmuştur ama o kadar çok şey denemişlerdir ki senin hayatına göre normal biri değillerdir artık. Kendilerine sorunca da anlatıverirler başarı hikayelerini çünkü hayalleri şanssızlıklardan kurtulma üzerine değil hedeflerine ulaşma üzerinedir.
Herhangi bir şeyi denediğinde olmadığını düşünüyorsan gerçekçi sebepler bul kendine, şans en çocuksu, en basit, en sıradan sebeptir ki senin hayatını temsil eden kelimeler bunlar. Şanssız derken soyuta sarılmaktan o kadar çok mutlu oluyorsun ki hiç yanından ayırmıyorsun şanssızlığı.
O kadar şanssız olduğunu söyleyenlerin çoğu da hepimizden çok oynar şans oyunlarını, şanssızdır ama yine de şansını denemek ister. Şanssızlığına inancı bile tam değildir, hiçbirşeye inancının tam olmadığı gibi...
İnsan standart olmaya çalışmamalı işte bunu denediği zaman yaşadığını anlar. Deneyeceksin, çabalayıp çalışacaksın ve tutmayacak hayallerin. Tutmadığını gördüğünde daha iyi olacaksın. Daha iyi olamayacağını düşünüyorsan yeni mecralar yeni hayaller arayacaksın kendine, ve tuttuğunda hayallerin tutmadığını gördüğün için olacak. Gördüklerin tecrübe olacak çünkü tecrübe sepetin deneyim ve kazanımlarla dolacak. Şanssızlık gibi hiçlik sepetine yüklemeyeceksin çabalarını, kaybetmek için kaçış kapısı aramayacaksın.
Önce kendini tutunduracaksın hayata sonra hedeflerini, tutmadığında yeni hayaller seçeceksin kendine tutunan şansın değil sen olacaksın.
Tavuk yumurta, yumurta tavuk olmadan arkadaşımı beklerken bir konuşmaya arka kapı yaptım. Üç kişi çabaladıkları konular olduğunu ama bir türlü başarılı olamadıklarını anlatıyordu. Klasik hikayelerimiz işte her arkadaş grubunda vardır. Mehmet, ayşeden çok çalışır ama ayşe başarılıdır. Yoksa Ayşe başarılı değil de şanslı mıdır ?
Bu sorudan sonra akla hemen Ayşe'nin şanslı yönleri gelir. Ayşe lisede özel eğitim almıştır da Mehmet almamıştır. Ayşe'nin babasının mesleği Ayşe'nin kariyerinde etkili olmuştur...
Bahane çok ya, eh Ayşe de şanslı Mehmet kafasını duvarlara vursun. Hepimizin yok mu diğerlerinden üstün bir tarafı ? Hepimizin yok mu diğerlerinden kötü bir yanı ? Hepimizin hataları olmadı mı normal insanlardan daha büyük ? ve hepimizin normal insanları bile herkese göre farklı değil mi ?
Normallik de göreceli benim tanımım seninkinden farklıdır. Bana göre normal benim uç olduklarımın yada uç olduğumu düşündüklerimden daha azını yapardır, sana göre de başkalarına göre de bu değişir.
Çünkü etrafımızdakilerle yada gözlemlediklerimizle kıyaslarız sürekli kendimizi. Dünyamız kadar kıyas yapar dünyamız kadar tanırız dışarıyı. Dünyamız ne kadar küçükse o kadar da az tanırız olup biteni...
herhangi bir konu seçip üzerinde yoğunlaşıp başarısız olmak özel tebrik gerektirir. Azimli sıçanın çeşitli materyalleri deldiğine dair atasözümüz bile varken nedir bu şanssızlık yüzünden kaybetmek ?
Şanssızlık yüzünden kaybedenlere bakalım, tek bir konuları yoktur ki geçenlerde markete gitmiştir bu arkadaş önce manav alışverişi yapayım sonra tuvalet kağıdı alayım demiştir. Fakat o da ne 25 adet kampanyalı tuvalet kağıdı manav alışverişi yaparken tükenmiştir. Geriye döndüğünde yoktur 25 tane tuvalet kağıdı, boku bokuna isyan ettirir bu durum arkadaşımızı...
Yine aynı arkadaş tam sigarasını yakmışken birden bire geliverir otobüsü de atmak zorunda kalır yeni yaktığı sigarasını, ah canım benim. hatta herkes aynı ödevi vermişti bizim bu arkadaş kalmıştı sadece o dersten.
Zaten beklediğinin dışında geliştiği için bu olaylar onun aklında kalmıştır aslında da bunun farkında değildir. Tabi bunu anlatamayız arkadaşımıza şanssızdır o bir kere...
bazen de bunları anlatınca artcı arkadaşlarımızdan biri pozitif düşün der. Aslında ''herşeyi görme'' demek ister de tam ifade edemez. Herşeyi görmediğinde başına bu olaylar gelmeyecek değil. Sadece geçmişe takılıp kalmayacaksın demek ister. Çünkü sen takıldıkça asıl sebepleri görmeyeceksin.
Tuvalet kağıdının bitme sebebi senin şanssız olman değil girişte es geçtiğin mağaza elemanın dağıttığı indirim broşürleridir, senin kaldığın derste diğer üç arkadaşın aynı ödevi vermiş ama dördüncü arkadaşla senin numaran ard ardadır. ikinizde kalmışsınızdır aslında, yada senin ödevin kopya olmuştur. Sigarayı yakmasaydın o zaman 10 dakikada bir geliyor işte 20.dakika gecikti bu dediğin otobüsün gelme olasılığı maksimuma ulaştığı için gelmiştir. Yada hiçbiri olmamıştır gerçekten de şanssızsındır aslında, tamam hadi mutlu ol şanssız diyelim sana.
Steve jobs, mark zuckerberg, okay bayülgen, sakıp sabancı vs okusana bu adamların hayatlarını izle belgesellerini hangisi kendisine şanssız der ki ... Elbette ki şanssız zamanları olmuştur ama o kadar çok şey denemişlerdir ki senin hayatına göre normal biri değillerdir artık. Kendilerine sorunca da anlatıverirler başarı hikayelerini çünkü hayalleri şanssızlıklardan kurtulma üzerine değil hedeflerine ulaşma üzerinedir.
Herhangi bir şeyi denediğinde olmadığını düşünüyorsan gerçekçi sebepler bul kendine, şans en çocuksu, en basit, en sıradan sebeptir ki senin hayatını temsil eden kelimeler bunlar. Şanssız derken soyuta sarılmaktan o kadar çok mutlu oluyorsun ki hiç yanından ayırmıyorsun şanssızlığı.
O kadar şanssız olduğunu söyleyenlerin çoğu da hepimizden çok oynar şans oyunlarını, şanssızdır ama yine de şansını denemek ister. Şanssızlığına inancı bile tam değildir, hiçbirşeye inancının tam olmadığı gibi...
İnsan standart olmaya çalışmamalı işte bunu denediği zaman yaşadığını anlar. Deneyeceksin, çabalayıp çalışacaksın ve tutmayacak hayallerin. Tutmadığını gördüğünde daha iyi olacaksın. Daha iyi olamayacağını düşünüyorsan yeni mecralar yeni hayaller arayacaksın kendine, ve tuttuğunda hayallerin tutmadığını gördüğün için olacak. Gördüklerin tecrübe olacak çünkü tecrübe sepetin deneyim ve kazanımlarla dolacak. Şanssızlık gibi hiçlik sepetine yüklemeyeceksin çabalarını, kaybetmek için kaçış kapısı aramayacaksın.
Önce kendini tutunduracaksın hayata sonra hedeflerini, tutmadığında yeni hayaller seçeceksin kendine tutunan şansın değil sen olacaksın.
herkes mükemmel sendromu - hatasız kul olmaz
birileri hakkında birşeyler söylemekten bıktım, hep haksızsın kime ne anlatıyorsun oğlum! belki herkes mükemmel olduğu için anlaşamıyor diğerleriyle ve diğerleri de kendi dünyalarında diğerleri olarak gördüğü için birilerini...
Veya ben de mükemmelimdir...
Kısacası herkes mükemmel amk! kimse hata yapmaz, hiç görmemiştir aradığınızda uyumuştur, yolda denk gelirsin de dalgındır dikkat etmemiştir, aslında arayacaktır da fatura zıbıdısı çıkmıştır. Aslında çok yardımı dokunacakmış da geç haberi olmuştur. Bahanelerin olduğu yerlerde mükemmellik zaten vardır.
A isteyene verdiğinde, B nerede diye sormazsa adam değilim. Sadece şu olsun diyenlerin hepsi istediklerini aldığında yeni birşey isteyecektir.
Doyum yok, doyum. B yi istememe sebebi A yı geç vermendir. Düşünür, önce A unutulsun sonra B ye geçerim der. Pislik pislik planların içinde hep kendini düşünür ama ihmal etmez seni de düşünüyormuş gibi yapmayı.
Hayat zor, zor olmasına zor da kardeşim herkese zor. Sadece senin şartların mı var kapı dışarı edilmek için sadece sen mi düşürüyorsun kuzuyu kurdun aklına, işte neler varsa akılda kalan hepsi palavra olup gidiyor. Bugün biraz yamuk yapıyor yarın yamuğun cılkını çıkaracak kardeşim çünkü sen yamuksun. Alınma ama yamuksun işte uzatmaya gerek yok.
Karakterini günlük hareketlerinle kontrol etme sakın yamuk dedim diye yamukluk omurgasızlığından geliyor. Adama selam vermezsin yolda tanısan, bir şekilde kan kaynıyor oturup çekiyorsun herifi arkadaşlığı iyi bir seviyeye getiriyorsun. Arkadaşlık ne lan ! neyin seviyesi artıyor. Zamanla olursa olur zaten neyi kasmaya çalışıyorsun. Arkandan en fazla iyi çocuk derler o kadar, sonra sıkılırsın zaten bu kadar boşa fedakarlık yapmaktan. Sıkılınca da kaçar gidersin istemediğin yerlere, bu sefer de daha az ilgi gösterdiğin için kötü olursun. Kusura bakma kardeşim yamuksun, o sebeple kaçıyor etrafındakiler yada etrafında olduğunu sandıkların !
Onlar mükemmel sen yamuksun. Çünkü iyi bilirler insan ilişkilerini ingiliz düşesinin çocukları onlar pedagoglar yetiştirdi amk, hiç sokakta top oynamadı onlar, hiç arkadaşından topunu istemedi. Onlar mükemmel kardeşim kusura bakma ama sen yamuksun.
hatasız kul olmaz derler ya en ince halidir o dile getirişin. İşin aslı yamuksuz kul olmaz. Herkesin vardır bir ibneliği, sen ne kadar yamuk olduğunu saklayamadıklarından anlarsın.
Veya ben de mükemmelimdir...
Kısacası herkes mükemmel amk! kimse hata yapmaz, hiç görmemiştir aradığınızda uyumuştur, yolda denk gelirsin de dalgındır dikkat etmemiştir, aslında arayacaktır da fatura zıbıdısı çıkmıştır. Aslında çok yardımı dokunacakmış da geç haberi olmuştur. Bahanelerin olduğu yerlerde mükemmellik zaten vardır.
A isteyene verdiğinde, B nerede diye sormazsa adam değilim. Sadece şu olsun diyenlerin hepsi istediklerini aldığında yeni birşey isteyecektir.
Doyum yok, doyum. B yi istememe sebebi A yı geç vermendir. Düşünür, önce A unutulsun sonra B ye geçerim der. Pislik pislik planların içinde hep kendini düşünür ama ihmal etmez seni de düşünüyormuş gibi yapmayı.
Hayat zor, zor olmasına zor da kardeşim herkese zor. Sadece senin şartların mı var kapı dışarı edilmek için sadece sen mi düşürüyorsun kuzuyu kurdun aklına, işte neler varsa akılda kalan hepsi palavra olup gidiyor. Bugün biraz yamuk yapıyor yarın yamuğun cılkını çıkaracak kardeşim çünkü sen yamuksun. Alınma ama yamuksun işte uzatmaya gerek yok.
Karakterini günlük hareketlerinle kontrol etme sakın yamuk dedim diye yamukluk omurgasızlığından geliyor. Adama selam vermezsin yolda tanısan, bir şekilde kan kaynıyor oturup çekiyorsun herifi arkadaşlığı iyi bir seviyeye getiriyorsun. Arkadaşlık ne lan ! neyin seviyesi artıyor. Zamanla olursa olur zaten neyi kasmaya çalışıyorsun. Arkandan en fazla iyi çocuk derler o kadar, sonra sıkılırsın zaten bu kadar boşa fedakarlık yapmaktan. Sıkılınca da kaçar gidersin istemediğin yerlere, bu sefer de daha az ilgi gösterdiğin için kötü olursun. Kusura bakma kardeşim yamuksun, o sebeple kaçıyor etrafındakiler yada etrafında olduğunu sandıkların !
Onlar mükemmel sen yamuksun. Çünkü iyi bilirler insan ilişkilerini ingiliz düşesinin çocukları onlar pedagoglar yetiştirdi amk, hiç sokakta top oynamadı onlar, hiç arkadaşından topunu istemedi. Onlar mükemmel kardeşim kusura bakma ama sen yamuksun.
hatasız kul olmaz derler ya en ince halidir o dile getirişin. İşin aslı yamuksuz kul olmaz. Herkesin vardır bir ibneliği, sen ne kadar yamuk olduğunu saklayamadıklarından anlarsın.
Etiketler:
hatasız kul olmaz,
herkes mükemmel,
mükemmellik sendromu
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




