Kaçırdığımız ne kadar çok şey var. İşte, okulda, evde, hafta sonunda, televizyonda, twitterda yada kafede... Rastgele yaşamanın pişmanlıklarının konu başlıkları aslında bu saydıklarım.
Rastgele yaşamak nedir ? Nasıl yaşadığını bile sormamaktır. Öyle rastgele yaşarsın ki sorgulamazsın bile, neden böyle oldu, ne zamana kadar kaybetmeye devam ederim falan filan
Bu sorgusuzluk hali zamanla tembelliği özümsetir insana, bir kaybeder bir daha kaybedersin artık normaldir, bahaneler taklalar atar iç dünyanda ama sen umursamazsın. biraz umursamaktan iyidir aslında hiç umursamamak. Biraz umursarsan değiştirmeye gücün olmaz sadece daha bilinçli izlersin. Değiştirmenin mümkün olmadığı bir şeyi kim neden izlesin, sonuçta kendi hayatlarımızı izliyoruz bir film yada tiyatro değil. Üçüncü bir şey değil yani, kendimizi izlemek neden tat versin ki
Ne güzel gündü geçen cuma, ne iyi insandı son sevdiğim, o köşedeki bakkal ne güleryüzlü adamdı gibi çipalar atarız hayatımızın bazı dönemlerine, ne olur da o insanlar yada zaman farklılaşır soramayız yada sorma gereği duymayız. Siyah beyaz görür, gri koklarız, kahverengi konuşuruz. Değiştirememek izlemek sadece beklentilere dayanmayı kabul ederiz.
O insan iyiydi de neden ayrıldı senden, köşedeki amca sana güldü de neden orada yok artık, geçen cuma güzeldi de bu cuma neden öyle güzel olmasın ?
Yok yok mutlu olduğumuzu bile sonradan anlıyoruz. Birine bir kaç soru, sorun cevabı basit sorular olsun bir kaç gün sonra bu basit soruları cevaplar mı hiç ? cevabı biliyorsa yapıştırır hemen fikirlerini. Çok geç cevap veriyorsa geri zekalı der geçersiniz. Peki insan mutlu olduğunu neden belli bir süre sonra anlar. Geri duyguludur belki, geri zekalı olabiliyorsa geri duygulu da olabilir insan. Bunun tarifi doğru oldu mu bilmiyorum yada açık oldu mu ama elindekilerle mutlu olmayan insan tipini yada kaybetmeden değerini anlamayan insan tipini gözümüzün önüne getirirsek sanırım anlam kargaşası son bulur.
Aslında hep bize yapılanlar bizim de yaptıklarımızdır. İnsan çevresinde görmek istediği insanlarda kendini görmek ister dolayısıyla yakınlarından gelen hatalarda kendi seçimlerinden kaynaklanan hatalar da aramalıdır. Çevresine yaptığı yanlışlarda da bahanelere sığınmamalıdır. Geri duygulu olmanın en büyük silahı zamana saklanmaktır.
Hata yaptığımızda hep geri planda kalmayı tercih ediyoruz net duygulara sahip olmayan insanlar olarak. Zamanı da arkamıza aldık mı değmesinler keyfimize nasılsa unutulur der yolumuza bakarız duygularımızı geri de bırakmanın zararlarını düşünmeden...

Hocam yazıları okuyorken sanki ben yazmış gibi okuyorum, hepimiz standartları yaşıyoruzu öğrettin bana uzuntümü bile adam akıllı yaşatmıyormusun belamısın sen :D
YanıtlaSil